Kendimizi düşünerek para kazanmaya çalıştığımızda kendi mutluluğumuzu düşünürüz başkalarının mutluluğunu değil, para kazanarak insanları mutlu ettiğimizde de Rabbimizi de razı etme konusunda umudumuz olabilir, işte bu halde para kazanmaya gayret etmemiz gerekiyor, kendimizden çok diğer kulları önemseyerek, kendimizden çok onların mutluluğunu önemseyerek, kendi ihtiyaçlarımızdan çok diğer insanların ihtiyaçlarını gözeterek, bu ihtiyaçlara yönelik hareket ederek, para ise bu halde olursak bir araç görevi görüyor bir put olmaktan da çıkıyor. Rabbimizin rızasını arzuluyorsak yapmamız gereken tek şey para kazandığımız insanları mutlu etmek olmalı. İlk olarak insanlarla ilişkimizi düzeltmeye gayret etmemiz gerekiyor, iyi ilişkiler kurduğumuzda da insanlar bizimle alışveriş etmekten, bizimle beraber iş yapmaktan mutluluk duyacaktır.
İlk olarak bir mesleğe ihtiyacımız var. Bir meslek edinmenin en kolay yolu babamızın mesleğini öğrenmektir, dünyada çoğu kimse bu şekilde bir meslek ediniyor, durumlar karmaşık da olabilir ki böyle bir durumda da meslek öğrenmek için çeşitli yollara başvuruyoruz, sevdiğimiz bir iş olması için tercihlerde bulunuyoruz, elimizin yatkın olduğu bir işe yöneliyoruz. Bu şekilde zengin olamayız.
İnsanlara en güzel şekilde hangi konuda yardımcı olabilirim, bu soruyu kendimize sorarak işe başlamamız gerekiyor, ben en çok nasıl para kazanabilirim değil, insanların ihtiyaçlarına yönelik ben en güzel şekilde ne yapabilirim, bir meslek seçiminde dikkat etmemiz gereken en büyük husus da bu olmalı, kendimizin mutluluğu değil; Ailemizin, bizleri yönlendiren sevenlerimizin mutluluğu değil ki onlar bizim mutlu olmamız için bizleri yönlendirirler, başkalarının mutluluğunu sağlayacak, başkalarının ihtiyaçlarını önemseyerek bir meslek seçiminde bulunmamız gerekiyor. Maneviyatta da kendimizi düşünmeden ne kadar kulları önemsersek, onların ihtiyaçları ile ilgilenirsek o kadar maneviyatta ilerleriz aynı şekilde kulların dünyevi ihtiyaçlarına yönelik de ne kadar kendimizi düşünmeden çok onları düşünürsek, kendi ihtiyacımızdan çok onların ihtiyaçları ile ilgilenirsek o kadar da zenginleşiriz. Yoksa maneviyatta ilerleyemeyeceğimiz gibi dünyada da fakirleşiriz. Zevk aldığımız, kendimizi tatmin eden, mutlu olduğumuz bir meslek yerine başkalarına yönelik bir meslek seçimi yapmamız gerekir, halka hizmet eden hakka hizmet eder, bizler de halka hizmet ederek Rabbimize en güzel şekilde hizmet etmeye gayret göstermemiz gerekiyor onun rızasını arzulayarak bu yönde de tüm dünya işlerimizde de ahirete yönelik işlerimizde de. Bu halde yaşarsak da umudumuz olabilir, Rabbimizi razı etme umudu.
Maneviyatın temelini de böylelikle dünyamızda da atmış oluyoruz, maneviyat çalışmamızı da dünyadaki çalışmamızı da aynı şekilde beraber ilerlemesi, aynı çizgide olması gerekiyor, dünyada başkalarının mutluluğunu arzulayarak onların ihtiyaçları ile ilgileniyoruz, maneviyat çalışmasında da kulların Rabbimizi razı etme yolunda olan ihtiyaçları ile ilgileniyoruz ve onların da bu yolda olan mutluluklarını önemsiyoruz kendi mutluluğumuzu değil şayet onlar mutluysa bizler de mutlu olabiliriz. Maneviyatla dünyamızı bir arada olmak zorunda yoksa ya dünyaya saparız ya da maneviyatı dünya için çalışmaya başlarız ki böyle kimselerin halini görüyoruz, son model arabalarla insanları peşlerinden sürüklüyorlar, insanları soyarak zenginleşiyorlar, bir meslek sahibi değiller, işleri din ile insanları sömürmek, bu halde olmamak için bir meslekle beraber maneviyat çalışması içinde olmamız gerekiyor yoksa şeytan bu kulları sapıttırdığı gibi bizleri de sapıttırır ve bizleri de din yolunda para kazanan kimseler olmamız için kulağımıza fısıldar. Para kazanmak için ilk olarak insanlarla ilişkimizi düzeltmemiz gerekiyor, iyi ilişkiler kurduğumuzda da insanlar bizimle alışveriş etmekten mutluluk duyacaktır.
Para günümüzde belirli zengin ailelerin ellerinde, para onların ellerinde adeta yer değiştiriyor. Biz zengin olmak istiyorsak bu zenginliği üretmemiz gerekecek Rabbimizin rızası yolunda kendimizi düşünmeden, kullarını düşünerek ve bu zenginliği de paylaşmamız, ancak bu halde yaşayan kullar tüm dünyaya ve evrene refah getirebilir ki bu da Rabbimizin lütfuyladır ikramıyladır ve takdiriyledir ki dilediğine takdir eder. Sadaka vermek hayırseverliktir, misafirperverliktir, kullarla ilgilenmektir, onların ihtiyaçlarını en güzel şekilde okuyarak da en güzel şekilde onlarla ilgilenmektir ve bu yönde de onlara elimizde her ne varsa ihtiyaçlarına yönelik en güzel şekilde onlara yardımcı olmaktır, bir karşılık beklemeden, sadece Rabbimizin rızası için.
İşimizden nefret etmeden, severek ki bu sevmek de kendimize faydası oluyor diye değil kullarına bir faydası oluyor diye, nefret etmek de sadece insanların ihtiyaçlarını en güzel şekilde karşılayamıyorum, onları mutlu edemiyorum diye kendimize yönelterek bundan nefret duyarak çözüm arayışına girip Rabbimizden yardım isteyerek. Onurumuzu, şerefimizi düşünürsek de bir iş yaparken kendimize yönelik bir arzu tatmini işin içine girer, düşünmemiz gereken başkalarının onuru ve şerefi olmalı ancak bu şekilde onurlu ve şerefli olabiliriz. Bir iş veren çalışanlarının onur ve şerefini düşünmeden oturduğu koltukta ne kadar onurlu ve şerefliyim dese de ne kadar onurlu ve şerefli olabilir, iş tuvalet temizlemek de olsa leş ayıklamak da olsa kendimizi düşünmeden işimizi düşünmemiz gerekir ki bu işi düşünmek de güzel bir iş ortaya koymak için bu da kulların en güzel şekilde ihtiyaçlarını gidereceğini bilerek bunca emek ve gayret göstermek sadece onların daha iyi bir hizmet almasını elimizden gelen tüm gayret bu yönde sadece Rabbimizin rızasını kazanmak üzere.
Maneviyat çalışmamızı da bir meslekle birleştirmemiz bizleri günaha girmekten de korur, boş vaktimizi bir iş üzere geçirirsek bu iş ile uğraştığımız için günahlara dalmaktan bizleri korur, tüm gün çalışmak da bizleri günaha sürükler ki o yorgunlukla maneviyat çalışmasına da gelemeyiz, ailemizle de ilgilenemeyiz, hak yolda olan dostlarımızla da vakit geçiremeyiz, bu sebeple maneviyat çalışmasına da ayıracağımız bir vakit olmalı, dünya işlerine de ailemize de hak yolda olan dostlarımıza da. Sadece maneviyat çalışırsak da o meslekle edineceğimiz hayat derslerini de öğrenemeyiz, hayatı emredildiği gibi okumak için halk ile beraber olmamız gerekir ki böylelikle Kur’an-ı Kerim’de yer alan ayetlerle yaşadığımız günlük hayattaki hususların örtüştüğünü görmeye gelebilelim ve anlayışımız da derinliğimiz artsın. Aileden zengin olabiliriz ki bir iş sahibi olmamamız bizleri yoksulluğa da sürükleyebilir, ki yoksulluk da günahlara sürükleyebilir. Dünya ile bir bağ kurmak da dünyanın daha iyi bir yer olması için çabalamak da gerekiyor aynı şekilde maneviyat çalışarak da maneviyat ile Rabbimiz ile bir bağ kurmakta, doğamızın getirdiği üretkenliği dünyada da göstermek için elimizden geleni yapmalıyız, Rabbimizin rızasını umut ederek de onun yolunda tüm üretkenliğimizi kullanmalıyız. Bu halde olursak da kendimizi iyi hissederiz, depresyon sebebi ki kendimizi düşünmekten, kaygı ki geleceği düşünmekten, üzüntü ki geçmişi düşünmekten bu gibi sıkıntılarda yavaş yavaş kaybolmaya başlar Rabbimize sığındıkça onun yolunda emredildiği gibi rızası olan yolda yaşamaya ve yaşatmaya gayret ettikçe. Tüm yaşamın nihai hedefi Rabbimize sevgi duymaya gelmektir ki yaratılma amacımızı da ancak maneviyat çalışması ile görebiliriz ve bu yolda Rabbimize yakınlaşabiliriz.

Yorum bırakın