Prekarya, geldiği yer ise ‘precarious’ (güvencesiz) ve ‘proletariat’ (proleterya) kelimelerinin birleşmesiyle oluşan bir terim. Prekaryalaşma ise güvencesiz bir varoluş içinde yaşamaya neden olan baskılara maruz kalmak ve bu deneyimlerin içinden geçmek demek, iş ya da hayat tarzı ile elde edilen güvenli bir kimlik ya da gelişme hissinin olmadığı. Prekaryalaşmış zihin sahip olduklarını kaybetme korkusu içindedir ve korkudan beslenerek korkuyla motive olmaktadır. Prekaryaya dahil olanların kendisine saygısı bulunmaz ve yaptıkları işin de sosyal değeri bulunmaz. Başarılı olsunlar ya da olmasınlar, saygıyı başka yerde ararlar. Prekaryanın büyüdüğü ve toplumsal hareketliliğin sınırlı olduğu ve azaldığı bir toplumda sosyal güvenlik de gelişemez. Bunun yanında prekaryaya dahil olanların profesyonelleşememesi gibi bir durum da söz konusudur. Bunun yanında prekarya kendi başına var olamamakta ve aynı zamanda ne olmadığıyla da tanımlanmaktadır. Prekaryanın büyüme sebebini anlamak için, Küresel Dönüşüm’ ün doğasını anlamamız gerekiyor. Küreselleşme döneminde finansçılar ve neoliberal iktisatçılar rekabet ve bireycilik üzerine kurulu küresel bir piyasa ekonomisi oluşturmak amacıyla ekonomiyi toplumdan bağımsızlaştırmıştır. Küreselleşmenin temel bir unsuru metalaşmadır ve metalaşma bu yeni dönem içerisinde çok sık görülen bir durumdur. Yükselen piyasa ekonomileri prekaryanın büyümesinde temel faktör olmaya devam edecektir. Küreselleşmenin bu boyutunda geri dönüş olması beklenmemektedir. Prekarya içindeki diğer bir grup ise okul ya da üniversite sonrasında yıllar sürecek güvencesiz bir geleceğe adım atan genç insanlar olmuştur. Bu gençleri bunaltan bir faktör ebeveynlerinden gördükleri istihdam ve iş olanakları modelini kendilerinin yaşayamamış olması gençleri bunaltan bir faktör olmasının yanında eğitimin metalaşması durumu da gençleri zor durumda bırakan bir başka etken olarak karşımıza çıkmaktadır. Eğitimde ortaya çıkan problem ve eksiklikler dizisi de gençlerin çoğunun yüksek vasıf gerektirmeyen işlere gireceğinden büyük bir yükle de karşılaşacaklardır. Ayrıca gençlerin güvencesiz olduğu yönünde iki tip tuzak vardır. Bunlardan birincisi borç tuzağıdır. İkincisi ise gençlerin arzuları ve bu arzuları gerçekleştirmek için elde ettikleri vasıflarla gelir ihtiyaçları arasında sıkışıp kalmasıdır. Gelecek, içerisinde gençlerin hiç tercih etmediği ve istemediği durumların varlığı da söz konusu olduğundan bu durumun sonuçları da hiç iç açıcı olmayacaktır. (Standing, 2014).
Prekarya – Yeni Tehlikeli Sınıf, Guy Standing
The Precariat: The New Dangerous Class, Guy Standing 2014

Yorum bırakın